İstanbul’da, Gazze’de yaşanan insani kriz ve savaşın yarattığı acılara karşı duyarlılık oluşturan büyük bir topluluk, Galata Köprüsü’nde bir araya geldi. On binlerce insanın katılımıyla gerçekleşen bu anlamlı yürüyüş, hem destek amaçlı bir farkındalık eylemi hem de “Gazze için ayaktayız!” mesajının verildiği çarpıcı bir organizasyon oldu. Etkinlik, sosyal medya üzerinden gelen çağrılarla hızla yayıldı ve kente özgün bir dayanışma ortamı yaratıldı.
Son yıllarda Gazze, yaşadığı insani krizlerle dünya gündeminin merkezinde yer alıyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insani yardım kuruluşları, bölgede yaşayan insanların acil ihtiyaçlarının karşılanmadığına dair uyarılarda bulunuyor. Özellikle sağlık hizmetlerinin yok denecek kadar az olması, gıda güvenliğinin ciddi şekilde tehdit altında olması ve travma sonrası stres bozukluğu gibi psikolojik sorunların yaygınlaşması, Gazze halkının yaşadığı zorlukların başında geliyor. Bu bağlamda, İstanbul’da gerçekleşen bu yürüyüş, Gazze'deki acıları unutmamak ve tüm dünyaya dikkat çekmek amacıyla oluşan bir tepkiydi.
Galata Köprüsü’ndeki etkinliğe katılanlar, farklı yaş gruplarından ve topluluklardan insanları içeriyordu. Çocuklar, aileler ve gençlerin oluşturduğu büyük bir kalabalık, “Gazze yalnız değildir!” sloganları atarak katliamlara dikkat çekme amacını taşıdı. Yürüyüş, pek çok sivil toplum kuruluşunun ve insan hakları savunucularının da desteğiyle gerçekleştirildi. Yürüyüş sırasında elde edilen bağışlarla, Gazze’deki yardıma muhtaç insanlara ulaşılması hedefleniyor. Bu anlamlı etkinlik, Gazze halkının sesi olma amacını da taşıyor.
Etkinliğin organizatörleri, yürüyüşün sadece bir gösteri değil, aynı zamanda bir farkındalık yaratma çabası olduğunu vurguladı. Galata Köprüsü’nde toplanan kalabalık, bir araya gelerek dünyaya barış ve adalet ihtiyacını haykırdı. İstanbul’da gerçekleştirilen bu eylem, birçok barış yanlısı hareket için örnek teşkil ederken, dünya genelindeki insanlara da ilham kaynağı oldu. Sosyal medya üzerinden edinilen bilgilerle, etkinliğe katılanların payslaşımları hızla yayıldı ve dünya genelinde Gazze’ye destek olma çağrıları artırıldı.
Katılımcılar, farklı etnik kökenlerden ve inançlardan oluşup, bu birliktelikten aldıkları güçle tek bir ses olarak haykırdılar. “Adalet istemek bir insanlık görevidir!” mesajı, kalabalığın dile getirdiği ana tema oldu. Öğrenciler, sanatçılar, yazarlar ve aktivistler, etkinlik boyunca yaptıkları konuşmalarda, Gazze'nin maruz kaldığı saldırılarla ilgili duygu ve düşüncelerini paylaştı.
Organizatörler, İstanbul gibi farklı kültürlerin ve değerlerin bir arada yaşadığı bir şehirde düzenlenen bu yürüyüşün, uluslararası toplumu daha fazla harekete geçirebileceğine inanıyor. Dayanışmanın öneminin altı çizilirken, etkinlik sonunda kalabalık, müzik ve dans eşliğinde birlikteliğin coşkusunu yaşadı. İyiliğin yayılması ve adalet arayışının sürmesi, yapılan yürüyüşle birlikte bir kez daha vurgulandı.
Gazze’deki acılar karşısında duyarsız kalmayan insanların oluşturduğu bu dayanışma ortamı, yalnızca İstanbul değil, dünyanın dört bir yanındaki insanlara da umut oldu. Gazze için yapılan bu anlamlı yürüyüş, olası bir barış ortamının sağlanabilmesi için atılacak adımların başlangıcı olabileceğini de göstermektedir. Sonuç olarak, İstanbul'un kalbinden yükselen bu ses, dünyanın dört bir yanındaki insanlar için bir ilham kaynağı olmayı sürdürecektir.